Toscana Bölgesi Seyahat Notları-1/Floransa

Çok uzun zamandır planladığım bu rotayı en sonunda gerçekleştirebildim.  3 gece 4 günlük küçük bir nefes rotası…

Öncelikle şunu belirtmek istiyorum. Toskana İtalya’da bir bölgenin adıdır. Türkiye’de nasıl 7 bölge varsa (Marmara Bölgesi, Ege bölgesi gibi) İtalya’da bölgelere ayrılmıştır. Toskana’da bu bölgelerden birine verilmiş bir addır. Yani bir şehir değildir. Floransa, Siena, Pisa şehirleri Toskana Bölgesinin en bilinen şehirleridir. Toskana Bölgesinin Başkenti Floransa’dır.

Toscana Bölgesi için ya Bologna’ya veya Pisa’ya uçakla gitmeniz gerekiyor. Ayrıca bu rotayı takip edecekseniz mutlaka navigasyonlu (TomTom candır, Türkçe menüsü de var) araç kiralamanız gerek. ( Aslında İtalya’da araç kiralamamanızı öneririm. İtalya, trafik cezaları konusunda çok katı. Ben ceza falan yemem demeyin, hiç anlamıyorsunuz bile. Hız limitini aşmaktan yanlış parka veya hatalı kavşak dönüşüne kadar bilumum cezalar sizi bekliyor. Her ceza 130 euro civarı. İşin ilginç tarafı seyahatinizden 1 sene sonra cezalar adresinize geliyor. )Tren veya otobüs ile de ulaşım sağlayabilirsiniz ama bol zamanınız olmalı.

Biz Bologna’ya uçakla gidip,  Rentalcars vasıtası ile internet üzerinden bir araç kiraladık. Rentalcars.com adresinden istediğiniz aracı oluşturabiliyorsunuz ve en uygun fiyatlı bütün kiralama şirketlerinin fiyat tekliflerini görebiliyorsunuz. Ayrıca herhangi bir sorun ile karşılaştığınızda telefon ile ulaşıp Türkçe konuşan birileri ile muhatap olabiliyorsunuz. Dikkat etmeniz gereken tek şey aracı hava alanı içinden teslim almanız. Çünkü bazı firmaların hava alanı içinde ofisleri bulunmuyor ve şehir merkezine gitmeniz gerekiyor.

Bologna hava alanından kısa sürede şirin Smart’ımızı aldıktan sonra Siena’daki otelimize doğru yola çıkıyoruz. Ama önce yolumuz üzerinde olan Toscana Bölgesinin başkenti Floransa’ya uğrayacağız.  Floransa (Tabelalarda Firenze diye yazar) gibi bir şehre günü birlik gelmek yeterli değil ama vaktimiz kısıtlı ve buralara kadar gelmişken hiç görmeden gitmek olmaz:)

Bologna – Floransa arası araç ile paralı otoban üzerinden 1.5 saat sürüyor. Floransa’da park yeri bulmak biraz zor ama başarabilirsiniz:) Bu arada İtalya’da sarı, mavi ve beyaz çizgili park alanları var. Sarı çizgili park alanı kişiye özeldir, park etmeyiniz. Mavi çizgili park alanları ücretlidir, mavi alana aracınızı park ettiğinizde parkometreden fiş alınız. Beyaz çizgili park alanları ücretsizdir, aracınızı buraya park edebilirsiniz.

 

Floransa muhteşem manzaraları, sanat kokan tarihi yapıları, heykelleri ve sokakları ile Rönesans dönemini yansıtan büyüleyici bir şehir. Floransa sokaklarında kaybolmaktan korkmayın. Her kayboluş yeni bir keşif demektir Floransa’da… Eski sokaklar, ihtişamlı heykellerin süslediği meydanlar, panjurlu evler, köprüler, sokak sanatçıları sizi sizden alacak.

Şehrin en önemli simgelerinden biri, Floransa Katedrali (Santa Maria del Fiore) dir. Katedralin dışı pembe, beyaz ve yeşil mermerlerden inşa edilmiştir. Katedralin kubbesine de çıkabilirsiniz. Ama biz  o kuyruğa girip vakit kaybetmek istemedik.

 

Floransa, Arno Nehrinin etrafına kurulmuş bir şehirdir ve nehir şehre muhteşem manzaralar katar. Nehrin üzerindeki köprüler sayesinde, dünyanın en fotojenik şehirlerinden biri olmuştur Floransa…

Şehrin eski köprüsü Ponte Vecchio’dur.  Arno Nehrinin iki yakasını birbirine bağlayan köprü,  su baskınlarına ve 2. Dünya Savaşındaki bombalamalara rağmen sağlam kalabilmiştir. Floransa’da bulunan altı köprüden biri olan Ponte Veccihio Köprüsü, diğerlerinden  üzerindeki küçük yapılarla kolayca ayrılır. Köprüyü Floransa’daki diğer köprülerden ayıran ve asıl meşhur yapan özelliği  üstünde görülen Vasari Koridoru‘dur.

Medici ailesinin güvenli bir biçimde kalabalığa karışmadan şehrin içindeki Eski Saray Palazzo Vechhio‘dan nehrin diğer yakasında yaşadıkları Pitti Sarayı‘na kapalı bir üst geçit olarak ulaştıran Vasari Koridoru, köprünün üstünden geçmektedir. Köprü şu anda kuyumcular ile dolu olsa da asıl amacı Medici ailesinin  toplum içinde görünmeden eski saraylarından (Palazzo Vecchio) yeni saraylarına (Palazzo Pitti) gitmeleri için yapılmıştır. Böylece Medici’ler halkın içine karışmadan şehrin sokaklarında gizlice ilerleyebilmişlerdir.

Köprünün ilk inşa edildiği dönemlerde dükkanlara kasaplar ve dericiler yerleştirilmiş. Fakat Medici Ailesi oluşan kötü kokudan ve çirkin görüntüden rahatsız olup bunları uzaklaştırmış. Yerlerine altın tüccarlarını ve kuyumcuları yerleştirmişler. Köprü üzerinde dönemin ünlü altın tüccarı ve heykeltraş olan Benvenuto Cellini‘nin büstü de vardır. Cellini‘nin büstünün çevresinde çok sayıda asma kilit ile karşılaşacaksınız. İnanışa göre, köprü üzerindeki demirlerden birine takılan asma kilidin anahtarı nehre atılır ve sevgililerin sonsuza dek birbirine bağlı kalacaklarına inanılır.

Nehrin diğer tarafından görünen manzaralar;

 

Floransa’nın  merkezindeki en önemli meydanlarından biri de Piazza della Signoria (Senyörler Meydanı)dır.

Bu meydan Rönesans heykelleri ile doludur.  Michalengelo’nun Davut heykelinin bir kopyası bu meydanda bulunur. Heykelin  orjinali ise Galleria dell’Accademia’da  bulunmaktadır. Bizim gittiğimiz dönemde bu meydanda bakım çalışmaları vardı, meydanın bir kısmı bariyerlerle kapatılmıştı ve güvenlik önlemleri alınmıştı. Dolayısı ile heykelleri göremedik:(

Bu meydanda görebileceğiniz eserler;

  • Meydanda bulunan Palazzo Vecchio Sarayı 15. yy’dan kalmış  ve halen hükümet binası olarak kullanılmaktadır.
  • Neptün Çeşmesi
  • Giambologna’nın  Grandük I. Cosimo’nun at üzerindeki heykeli

  • Antik Roma heykelleri ile bezeli Loggia dei Lanzi, üstü kapalı bir platform olarak inşa edilmiştir. Soyluların ve  kent yetkililerinin törenleri buradan izlediği bilinir. Bu alanda görebileceğiniz eserlerden bazıları Cellini’den “Perseus”, Giambologna’dan “Sabin Kadınların Kaçırılışı”, Medici Ailesi’nin bağışladığı “Herkül ve Kentauros”dur. Güvenlik önlemlerinden dolayı biz içeri giremedik, uzaktan bakmak zorunda kaldık.

  • Michelangelo’nun dünyaca ünlü “Davud” heykelinin replikası bulunmaktadır.

 

Piazza della Republica en önemli meydanlardan biridir. Meydandaki Caffe Gilli, Caffe Paskowski ve Caffe delle Giubbe Rosse tarihte birçok sanatçı ve yazarın buluşma noktası olmuştur. Günümüzde de  sokak sanatçıları ve gösterilere ev sahipliği yapmaktadır.

Açlıktan ölmek üzereyiz. Güzel bir yemeği hak ettik artık. Her zamanki gibi manzarası en güzel olanı seçiyoruz. Caffe Paszkowski’ye oturuyoruz. Pizzamızı ve Roza şaraplarımızı söylüyoruz. Vejetaryen pizzasını şiddetle tavsiye ediyorum. Tüm seyahatimiz boyunca yediğimiz en iyi pizzalardan biriydi.

Meydanda bir çok dondurmacı göreceksiniz. Tatlı tercihinizi dondurmadan yana kullanmanızı tavsiye ederim. İtalya’daki dondurmalardan sonra Türkiye’deki dondurmaları beğenmez oldum:)

 

Mini konserimizi de dinledikten sonra artık yola koyulsak fena olmayacak. Floransa için çok mini bir gezi oldu hakkı bu değil ama yolumuz uzun, programımız yoğun. Akşam yemeğinde Siena’dayız….

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 + 2 =