Mutluyum, Mutlusun, Mutlu…

Hepimizin tek derdi mutlu olmak…

Peki nedir mutluluk?

Bizi mutlu eden şey nedir?

Nasıl mutlu oluyoruz?

Sonsuz mutluluk diye bir şey olabilir mi?

Aklımda yine deli sorular var. Mutlu olacağız diye neleri görmezden geliyoruz? Neleri kaçırıyoruz?

Evleniriz mutlu oluruz. Boşanırız mutlu oluruz. Terfi alırız mutlu oluruz. Çocuk sahibi oluruz mutlu oluruz. Para kazanırız mutlu oluruz. Para kaybedince mutsuz oluruz. Aşık oluruz mutlu oluruz. Sevdiceğimizden ayrılınca mutsuz oluruz. Yeni bir işe gireriz mutlu oluruz. İşten kovuluruz mutsuz oluruz. Bla bla bla….

Kimimiz bir tas sıcak çorba ile karnımızı doyurabildiğimiz için mutlu olurken kimimiz ziyafet sofralarında aç kalırız. Kimimizin sığamadığı için beğenmediği o küçücük ev bir başkası için kafasını sokabileceği sıcak bir yuvadır. Kimimizin çok çalışıyorum az kazanıyorum diye hayıflanarak gittiği o iş, bir başkasını evine ekmek götürmesine sebep olduğu için mutlu eder.

Aslında sahip olamadığımız şeylere sahip olma çabamız ve bunları başarabilmemizdir bizi mutlu eden…

Ve yine aslında amaçlarımızın olmaması ve ya kalmamasıdır bizi mutsuz eden…

Hayat mutlu olmak ile mutsuz olmak arasındaki o çizgi boyunca devam eder. Mutlu olmak bir süreçtir aslında. Sürekli mutlu olabilme şansımız yoktur. Yeni bir aşka yelken açarsınız, her şey son derece heyecanlıdır. Ayaklarınız yerden kesilir. Suratınızda aptal bir gülümseme ile etrafınıza neşe saçarsınız. Bir süre sonra o aptal gülümseme kaybolur. Çünkü artık o sürece alışmışsınızdır ve rutininiz olmuştur. Artık o kişi sizi eskisi gibi heyecanlandırmaz. Çünkü beslendiğiniz alanı tüketmişsinizdir. Alacağınızı almış ve o kişinden büyümeniz bitmiştir.  Yaşadığınız ilişki size eskisi gibi keyif vermez ve mutsuz olmaya başlarsınız. Taa ki hayatınızı değiştirene kadar. Evliliğinizi ya da ilişkinizi sonlandırmak artık sizi mutlu etmeye başlar. Ohh be dünya varmış dersiniz. Halbuki bu ilişki sizi mutlu ediyordu. Ne değişti?

Yeni bir işe başlarsınız. Her sabah heyecanla yeni işinize gidersiniz. Kendinizi göstermek ve başarılı olmak için verdiğiniz çabalar sizi mutlu eder. Terfi alırsınız, zam alırsınız mutlu olursunuz. Ama bir süre sonra aynı iş sizi mutsuz etmeye başlar. Tıkanıp kaldığınızı hissedersiniz. O iş artık size istediklerinizi vermiyordur. Halbuki aynı para, aynı title, aynı konum ne değişti? İstedikleriniz bunlar değil miydi?

İstediğiniz arabaya, tekneye, çantaya sahip olursunuz mutlu olursunuz. Ama bir süre sonra ilk aldığınız keyfi almamaya başlarsınız. O araba, tekne veya çanta artık sizin için o kadar da önemli değildir. Nedir değişen şey?

NOT: Değişen şey evrenin kanunlarındaki termodinamik kanununun  2. yasası olan entropidir.  Entropi kaba tabiriyle evrenin düzensizliğinin ölçüsüdür. Yani evren de dahil olmak üzere evrendeki her şey eskir. Kullandığımız eşyaların kullanmasak bile eskimesi, çayının soğuması, dondurmanın erimesi, demirin paslanması, evin sürekli dağılması, canlıların ölmesi gibi pek çok örnek verilebilir.  Konu hakkında internette pek çok makale var araştırabilirsiniz. Ayrıca “Kaderimize Yön Veren Evren Yasaları” isimli kitabı okumanızı ve “Termodinamik Kanunları” isimli belgesel ve romantik/ komedi filmini izlemenizi tavsiye ederim.

Değişen sizin enerji akışınızdır. Sahip olduğunuz eşyayı veya ilişkiyi artık siz tüketmişsinizdir. Sizin için eskimiştir ve yenisi ile değiştirerek enerjinizi tekrar yükseltme ihtiyacı hissedersiniz. Sizin beğenmeyip sattığınız eski arabanız bir başkası için yenidir. Beğenip omzunuza takmadığınız o çantanız karşı komşunuz için yenidir.  Artık sizi heyecanlandırmayan eski sevgiliniz bir başkası için yeni bir aşkın başlangıcıdır.

Mutluluk hayatımıza süreçler içerisinde dahil olur. Sonsuz mutluluk diye bir şey olamaz. Hiç bir mutluluk ve hiç bir hüzün kalıcı değildir. Hayatımızda dönem dönem yer değiştirerek var olurlar. Yeni bir aşka yelken açarsınız, her şey harikadır, evlenirsiniz, çocuklarınız olur, mutluluktan havalara uçarsınız ama 5 yıl sonra bir şeyler değişmeye başlar. İstediğiniz mutlu bir yuva ve çocuklardı. Sahipsiniz artık… ama artık eskisi kadar mutlu değilsiniz. Çok severek, bir ömür mutlu olacağınıza inanarak evlendiğiniz eşinizden mutsuz olduğunuz için boşanarak tekrar mutlu olursunuz. Çok severek aldığınız, harika vakit geçirdiğiniz  teknenizi artık çok masraf çıkartıyor diye satarsınız ve kurtulduğunuz için mutlu olursun. Kıçınızı yırtarak girdiğiniz o havalı işten tazminatınızı alarak çıkabildiğiniz için mutlu olursunuz.

Hiç bir mutluluk sonsuza değin sürmez. Mutluluğun arkası mutsuzluk, sonra tekrar mutluluk, sonra tekrar mutsuzluk…. bu döngü böylece sürer gider. Kimin ve neyin sizi ne zaman mutlu/mutsuz edeceğini asla bilemezsiniz. Mutlusunuz diye sonsuza dek mutlu olacağınızı sanmayın. Ya da mutsuzluktan ölüyor olsanız da bu sonsuza dek sürmeyecek. Her şey ve herkes geçicidir. Bugün mutlu musunuz, keyfini çıkarın ama yarın ne olacağını bilemezsiniz. Yarın mutsuz musunuz, o kadar da dert etmeyin çünkü bir sonraki gün ne olacağını bilemezsiniz. Bugün, dün endişelendiğiniz yarındır. 

Jim Carry’in dediği gibi; “Dilerim herkes bir gün zengin ve ünlü olur ve hayalini kurduğu her şeye kavuşur. Böylece aranılan esas cevabın bu olmadığını anlar.”

Hayata ve ortak bilince katkısı olması dileği ile…

Ne Haliniz Varsa Gülün…

Sevgiler…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

74 + = 77