Benim Güzel Hatalarım Var…

“Hatasız kul olmaz, hatamla sev beniiii…”
Orhan Baba böyle diyor “Hatam ile sev beni”:)
Biz kendi hatalarımızı sevemezken, başkalarının bizi hatalarımızla sevmesini beklememiz bana çok ironik geliyor. Zaten oldum olası sevemedim bu şarkıyı:)

Orhan Baba şu konuda haklı; Hatasız kul olmaz…
Hiç birimiz kusursuz değiliz. Hepimizin doğru sandığımız yanlışları var. Hayatımızı, aldığımız bu doğru ya da yanlış kararlar sayesinde yaşıyoruz ve aslında bu bizim kaderimiz oluyor. Sonra da istemediğimiz şeyler yaşayınca kaderimizi suçluyoruz. Halbuki kaderimizi seçimlerimiz oluşturuyor.

Benim nazarımda Tanrı’nın bize yazdığı, müdahale edemediğimiz kader, A noktasından B noktasına giden güzergahımızdır. Yani bence Tanrı bize diyor ki “senin bu hayattaki amacın A noktasından B noktasına belli bir sürede gitmek. B noktasına ulaşmak için aldığın kararlarda ise özgürsün (özgür irade)”.

Bu güzergahtaki bütün yollar ve olasılıklar bizim seçimlerimiz doğrultusunda gerçekleşir. Basit bir örnekle; seçtiğin meslek ve eş senin kaderini oluşturur. Bu konuda hayat sana pek çok alternatif sunar ama sen birini seçersin. İşletme veya mühendislik eğitimi alıp, satış danışmanlığı yapmak senin kaderin değil, seçimindir. Zengin ve varlıklı bir ailenin kızı/oğluyla evlenmek senin kaderin değil, seçimindir. Görücü usulü ile hiç sevmediğin, hatta baban yaşında biri ile zorla evlendirilmek bile senin kaderin değil, seçimindir. Şimdi pek çoğunuz bana kızacak ama biçare olmak bile sizin seçiminizdir.

Elbette burada seçimlerimizin doğruluğunu ya da yanlışlığını sorgulamıyoruz. Her ne seçtiyseniz, kendiniz için en iyisini seçmişsinizdir. Kötü seçim diye bir şey olamaz. Kötü diye addettiğiniz her seçim, sizin gelişiminize hizmette bulunan en kıymetli seçiminizdir. Bazen seçiminiz, yani kaderiniz sadece size değil, kitlelere hitap eder. Kollektif bilince hizmet eder. Ölümünüz ya da başarılarınız sizin ötenize geçip, toplumlarda farkındalık yaratabilir. Mesela Afife Jale, Türkan Saylan, Aziz Sancar… Ya da Emine Bulut ve Özgecan cinayetleri gibi…Bazen kaderlerimiz/seçimlerimiz başkalarına yol olur, farkındalık yaratır.

Afife Jale ilk Müslüman Türk kadın tiyatro sanatçısı. Müslüman Türk kadınlarının sahneye çıkması yasak olan zamanlarda tiyatro sahnesine çıktı. Hayatını araştırın göreceksiniz yaşadığı zorlukları. Türkan Saylan, işi ve hizmet aşkı uğruna nelerden feragat ettiğine inanamayacaksınız. Nobel kimya ödülünü kazanan Aziz Sancar pamuklara sarılıp yetiştirilmiş bilim insanı değildir. Emine Bulut ve Özgecan, Türkiye gündemine oturan kadın cinayetlerinden sadece iki tanesi. Çok talihsiz ve acı kaderleri toplumumuzun en büyük yarası olan Kadın şiddetine dikkatleri çekti. Seçimlerimiz bizi biz yapan unsurlardır. Ben seçimlerin hata olarak değerlendirilmesine karşıyım. Seçimlerimizi, dolayısı ile kaderimizi hatalarıyla sevaplarıyla sevmeliyiz.

Anneme soracak olsanız ben çok kadersiz bir kızım. Onun normlarına göre çok şanssızım, bahtsızım:))) Hayatımı saçma sapan kararlar ile yaşanılmaz bile hale getirdim. Ama bana soracak olsanız dünyanın en şanslı kadınıyım. Hayat bana hep iyi davrandı ve korudu. Yaptığım seçimlerle bugünkü Selma olabildim. İşte size aynı hayata, başka gözlerle bakan iki farklı bakış açısı…Yaşadıklarım o an için acı olsa da bütünüm için ne kadar faydalı olabildiğini görebiliyorum. Bu hepimiz için geçerli. Çok acı çekip, üzülebilirsiniz ama büyük resme kuş bakışı bakınca bu kederin sizin hayrınıza hizmet ettiğini göreceksiniz.

Ne güzel demiş Behçet Necatigil…“Çaresizseniz, Çare “sizsiniz”…. (Şiiri yazının sonuna ekledim. İsteyen okuyabilir.)

Sizi öldürmeyen şey güçlendirir. Eğer öldürüyorsa sıfırdan başlamak için iyi bir neden:) Bazen sil baştan başlayabilmek için ölmek gerekir. Tıpkı bilgisayar oyunları gibi. Ben hayatı hep bilgisayar oyununa benzetirim. Herkes aynı oyunu oynar ama farklı skorlarla bitirir. Oyunun kuralları herkes için aynıdır,  ama sonuç herkes için farklıdır. Sen oyuncu olarak, oyunun kahramanını  joystick ile hareket ettirmediğin sürece kahraman öylece durur. Tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi… aksiyon almazsan ilerleyemezsin. Ne yapacağına karar verdiğinde kahramanın ona göre hareket eder. Oyun içinde sağa mı yoksa sola mı döneceğine sen karar verirsin. Hayatta da bu böyledir. Ne yönde ilerleyeceğine sen karar verirsin. Seçenekler önündedir. Seçim senin, karar senindir. Yani bu kader değildir. Sadece hangi oyunu oynayacağına Tanrı karar verir. Hepimizin oyunu, kendi potansiyelimize göre seçilmiştir. Yani Tanrı, beceremeyeceğin bir oyunun içine atmaz seni. Bu konuda Tanrı’ya güvenebilirsin:)

Hatalarımızla varız. O yüzden hatalarınızı sevin. Çünkü onları siz yaptınız ve onlar da sizi SİZ yaptı. Beğenmiyor musunuz?… O zaman taktik değiştirin. Olmak istediğiniz yönde ilerleyin. İçinde bulunduğunuz oyunun tadını çıkartın ve en iyi skorla oyunu bitirmeye çalışın. Zaten öyle ya da böyle bu oyun bitecek. Kaba tabiri ile; tecavüz kaçınılmazsa zevk almaya bakacaksın:)

Madem Orhan Baba ile başladık Athena ile bitirelim:)

Hayat benim, her anımı yaşadıkça sevesim var.
Aldırmam hiç yağmurlara, benim güzel hatalarım var.
Bir an bile vazgeçmedim kendi yolumdan.

Hayata ve ortak bilince katkısı olsun…

Ne Haliniz Varsa Gülün…

Sevgiler…

Sular yükselince, balıklar karıncaları yer.
Sular çekilince de karıncalar balıkları yer.
Kimse bugünkü üstünlüğüne ve gücüne güvenmemelidir.
Çünkü kimin kimi yiyeceğine.
“Suyun akışı” karar verir.

Gidene kal demeyeceksin.
Gidene kal demek zavallılara,
Kalana git demek terbiyesizlere,
Dönmeyene dön demek acizlere,
Hak edene git demek asillere yakışır.
Kimseye hak ettiğinden fazla değer verme,
yoksa değersiz olan hep sen olursun.

Düşün… Kim üzebilir seni senden başka?
Kim doldurabilir içindeki boşluğu sen istemezsen?
Kim mutlu edebilir seni, sen hazır değilsen?
Kim yıkar, yıpratır seni sen izin vermezsen?
Kim sever seni, sen kendini sevmezsen?
Her şey sende başlar, sende biter.
Yeter ki yürekli ol, tükenme, tüketme,
tükettirme içindeki yaşama sevgisini.

Hep hatırla: “Çaresizseniz, Çare “sizsiniz”

Behçet Necatigil

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

25 + = 27